İBB’den konut krizi uyarısı! ‘Tarihi fırsatlar ıskalandı’

Coğrafyasının önemli bir kısmının deprem riski altında bulunan Türkiye’nin kent ve konut sorunu gün geçtikçe büyüyor.

2010’lardan bu yana dünyada konut fiyatlarının en fazla artış kaydettiği lider ülkelerin başında Türkiye var.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Buğra Gökçe, Türkiye’deki konut krizini besleyen faktörleri ve çözüm önerilerini sıraladı.

Konut krizini besleyen faktörleri sıralayan Gökçe, şu ifadelere yer verdi:

“DPT kapatıldı. DPT’nin daha önce konut ihtiyacına yönelik hesapları ve önerileri de uygulanmadı. Dolayısıyla Türkiye’de konut arzı bir planlamayla yapılmıyor. Kamu kurumları yeterli sayıda sosyal konut üretip arz etmiyor.

-TOKİ bir müteahhitlik kurumu oldu. Sosyal konut üretmesi gerekirken yap-satçı haline dönüştü. Örneğin İstanbul’da son 20 yılda geliştirdiği konut sayısı sadece 85 bin. Son 20 yılda İstanbul’da üretilen bütün konutların (özel + kamu) sadece yüzde 5’i sosyal konut.

-Konut üretimi temelde özel sektöre bırakıldı. Anayasa’nın 57’inci maddesinde yer alan devlete planlama, teşvik ve sosyal konut üretme görevi yükleyen “konut hakkı” bu yolla ihlal edildi. Planlı, programlı bir şekilde sosyal konut üretilmediği için konut arzı eksik kaldı.

-Kooperatif sistemi terk edildi. Kooperatifler yap-satçı müteahhit sistemine terk edilerek, arazi spekülasyonuna alet oldu. Türkiye’nin inşaat malzemesi imalat sanayisi zayıflayarak ithal ikameye mecbur edildi. Neticede inşaat maliyetleri enflasyondan hızlı artış gösterdi.

– Kamu arsaları ve kamu tasarrufundaki arsalar ucuz konut ve sosyal konut üretme odağıyla değerlendirilmedi. Aksine üst orta ve üst gelir grubuna yatırım amaçlı ikinci, üçüncü konut üretmek için kullanıldı.

‘Tarihi fırsatlar ıskalandı’

Konut tasarruf hesabı uygulamalarının etkinsizleştiğini belirten Gökçe, talep yönünden olumsuzlukları ise şöyle sıraladı:

Konut kredileri ucuz ve uzun vadeli ipotek kredileri olarak düzenlenmedi. Ticari kredi mantığında işlerlik kazandı. İpotek Kredisi sistemi için oluşan tarihi fırsatlar ıskalandı. Konut tasarruf hesabı uygulamaları etkisizleştirildi.

Emlak Bankası konut üretiminde tarihi ve sosyal bir rol oynarken, lüks konut yapanları teşvik kurumuna dönüştürüldü. Konut kooperatifleri, sandıkları, sigorta ve emeklilik fonlarının konut piyasasındaki etkinliği yok edildi.

‘TOKİ asli işlevine dönmeli’

TOKİ’nin asli işlevine dönmesi gerektiğini söyleyen Gökçe, çözüm önerilerini ise şöyle sıraladı:

Ulusal planlama ve program mantığına geri dönülmeli Konut ihtiyacı belirlenerek yıllık yatırım programı ile her yıl ihtiyaç oranında yeterli sayıda sosyal konut üretimi yapılmalı TOKİ asli işlevine dönmeli, Ulusal Konut Ajansı kurulmalı.

Kooperatif sistemi yeniden canlandırılarak, kooperatifçiliğe uygun inşaat teşebbüsleri desteklenmeli Konut tasarruf birlikleri etkin hale getirilmeli Konut yapım endüstrisinin ihtiyaçlarının Türkiye’de yerli kaynaklarla daha yüksek bir oranda üretilmesi sağlanmalı.

Kamu Hazine ve Belediye Arsaları Kamu Yararına Kullandırılmalı Sosyal Sigortalar-Bağkur ve Emeklilik Fonlarıyla birlikte geniş çaplı bir konut ipotek sistemi tesis edilecek, Cumhuriyetimizin eseri Emlak Bankası aslına rücu edecek, tarihi misyonuna yeniden kavuşmalı.

Sorunların çözümü var. Akıl, mantık, tecrübe ve liyakatle her sorunu çözebiliriz. Toplam üretilen konutun yüzde 25’ini aşan oranda sosyal konut üretebilir, halkımıza nitelikli, güvenli, uygun fiyatlı konut sunabiliriz. Yeter ki doğru adımları atalım, doğru uygulamaları yapalım.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir